Dünyanın en pahalı kahvelerinden biri olan kona kahvesi, dünya üzerinde yalnızca Hawaii'de Big Island adı verilen adada yetişir. Bu kahve, Mauna Loa adı verilen volkanik yanardağın yamaçlarında yetişir. Yetiştiği bölgenin ismini alan Kona kahvesi, sabahları bol güneş aldığı için, güneş sıcaklığına doyar. Öğle ve sonraki saatlerde ise tropikal iklimin getirisi olan yağmura maruz kalarak bolca rüzgar alır. Bu yüzden ağacın meyveleri gözenekli bir yapıya sahiptir. Bu kahveyi diğerlerinden farklı kılan, verimli topraklarda yetişmesidir. İçimi yumuşak, süt ve krema gerektirmeyen bir kahvedir.
1828 yılında Brezilya'dan Hawaii'ye gelen İngilizler, bu kahve çekirdeklerini de beraberinde getirmiştir. Konanın atası olarak kabul edilen ilk tohumlar, Mauna Loa dağının eteklerine ekilmeye başlanır. Zamanla bölgenin karakteristik yapısından etkilenerek özgünleşmiştir. Dünyanın en yoğun mineralli kahve türlerinden biri olarak kabul edilir. Koyu kızıl meyveleri olduğu için, kiraz ağacı olarak da anılır. 1899 yılında yaşanan büyük kahve pazarının çöküşü, Kona kahvesini de küçülmeye itmiştir. Buna rağmen, Filipinlerden, Avrupa'dan gelen aileler sebebiyle Kona kahvesinin ekimi günümüzde de devam etmektedir.
Kona kahveleri toplandıktan sonra, 24 saat geçmeden makineden geçer. Posaları ve kabukları kolayca ayrılır. Yeşil ve nemli çekirdekler, geceyi fermantasyonda geçirmek üzere tanklara alınır. Durulanan kahve çekirdekleri, 14 gün kurumaya bırakılır. Kuruduktan sonra ise, isteğe göre 60 kiloluk çuvallara çekirdek veya öğütülmüş kahve olarak yüklenir ve satışa hazır hale getirilir.
Şunlara da göz atın;