Böğürtlen, hem lezzeti hem de sağlık açısından sunduğu faydalarla doğanın sunduğu mucizevi meyvelerden biridir. Antioksidan bakımından zengin olması bağışıklık sistemini güçlendirirken, beyin sağlığını destekleyen flavonoidler hafızayı keskinleştirir. Antik çağlardan beri tıbbi amaçlarla kullanılan bu meyve, sadece tadıyla değil, yapraklarıyla da şifa kaynağıdır. Doğal bir gıda boyası olarak da kullanılan böğürtlen, mitolojide ve halk inanışlarında da kendine yer bulmuştur. Olgunlaşma sürecindeki renk değişimiyle göz kamaştıran böğürtlen, doğada hızla çoğalabilen bir bitki olmasıyla da dikkat çeker.
Böğürtlen, aslında birçok küçük meyvenin (drupelet) bir araya gelmesiyle oluşur. Her bir tanesi ayrı bir meyve sayılır.
Böğürtlen, tarih boyunca insanlar tarafından tüketilen en eski yabani meyvelerden biridir. Antik Romalılar, onu tıbbi amaçlarla kullanıyordu.
Böğürtlen olgunlaşırken beyazdan kırmızıya, sonra da siyaha döner. Ancak ilginç bir şekilde, henüz olgunlaşmamış olan kırmızı böğürtlenin, olgun siyah böğürtlen kadar sert olduğu söylenir.
Böğürtlen, yüksek miktarda C vitamini ve antosiyaninler gibi güçlü antioksidanlar içerir. Bu özellikleri sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirir ve hücreleri serbest radikallere karşı korur.
Böğürtlenin sadece meyvesi değil, yaprakları da tıbbi amaçlarla kullanılır. Çay olarak demlenen böğürtlen yaprakları, boğaz ağrısını yatıştırıcı ve sindirimi düzenleyici etkiler gösterir.
Böğürtlen, köklerinden yeni filizler vererek hızla yayılabilir. Kontrol edilmezse, bulunduğu alanı hızla kaplayabilir ve diğer bitkilerin büyümesini zorlaştırabilir.
Doğada genellikle dikenli böğürtlen türleri bulunsa da, yetiştiricilik için dikensiz çeşitleri de geliştirilmiştir. Bu, meyvelerin toplanmasını kolaylaştırır.
Böğürtlende bulunan flavonoidler ve antioksidanlar, beyin hücrelerini koruyarak hafızayı güçlendirmeye yardımcı olabilir. Düzenli tüketildiğinde yaşa bağlı bilişsel gerilemeyi yavaşlatabilir.
Böğürtlenin koyu mor rengi, doğal bir boya maddesi olarak kullanılabilir. Özellikle gıda sanayisinde tatlıları ve içecekleri renklendirmek için tercih edilir.
Eski İngiliz halk inanışlarına göre, böğürtlenlerin üzerindeki dikenler şeytanın dokunuşundan gelir. Bir efsaneye göre, şeytan her yıl 29 Eylül’de (Michaelmas günü) böğürtlenleri lanetler ve bu tarihten sonra toplanan böğürtlenlerin yenmemesi gerektiğine inanılır.
Not: Böğürtlen tüketimi konusunda herhangi bir sağlık sorununuz veya alerjik reaksiyon belirtileriniz varsa ya da ilaç kullanıyorsanız mutlaka doktorunuza danışmanız gerekmektedir.
Şunlara da göz atın: